Deutsche Bank’a göre Fed bilanço incelemesi, merkez bankasının faiz artışları yerine rezervler üzerinden sıkılaşmaya gitmesi halinde dolar açısından aşağı yönlü risklere işaret edebilir.
Bu hafta verdiği ifadede Warsh, Fed’in 6,8 trilyon dolarlık bilançosuna yönelik incelemesinin bol rezerv rejimini de kapsayacağını Temsilciler Meclisi Finansal Hizmetler Komitesi’ne söyledi. Bu çerçeve, Fed’in yüksek miktarda tahvil tutmasını gerektiriyor. Ancak Warsh, 2006’da göreve geldiği dönemdeki yapıya Fed’in geri dönebileceğini düşünmediğini belirtti. Ayrıca birkaç farklı sürdürülebilir sonucun da mümkün olduğunu ifade etti.
Warsh’ın açıklamaları, Fed bilançosuna ilişkin uzun süredir devam eden tartışmayı yeniden gündeme taşıdı. Nitekim haberde, Warsh’ın niceliksel gevşeme ve Fed’in büyüyen varlık stoku nedeniyle 2011’de görevinden ayrıldığı belirtildi. Finansal kriz öncesinde ise Fed’in elinde 1 trilyon doların altında Hazine tahvili bulunuyordu.
Fed Bilanço İncelemesi ve Dolar
Haberde, piyasadaki bazı değerlendirmelerin artık Warsh yönetimindeki bir Fed’in politika faizini artırmak yerine rezervleri azaltarak sıkılaşmaya gidip gitmeyeceğine odaklandığı belirtildi. Öte yandan Deutsche Bank, Japonya’nın bu konuda güncel bir örnek sunduğunu, çünkü Japonya Merkez Bankası’nın bu yaklaşımı kullandığını ifade etti.
George Saravelos, kısa vadeli tahvil getirileri de yükselmediği sürece bilanço üzerinden sıkılaşmanın genellikle bir para birimine destek sağlamadığını yazdı. Hatta ticaret ağırlıklı yenin rekor düşük seviyelerine dikkat çekti. Bu nedenle Deutsche Bank, yalnızca rezervlerin azaltılmasının dolar için net bir destek oluşturmayacağını savundu.
Deutsche Bank Siyasi Riskler Görüyor
Saravelos ayrıca bilanço üzerinden sıkılaşmanın, uzun vadeli getirileri düşük tutmak isteyen ABD yönetimiyle görüş ayrılığı yaratabileceğini söyledi. Öte yandan haberde, Japonya’da yükselen getirilerin daha siyasi bir konu haline geldiği belirtildi. ABD’de ise bunun hızla sorun yaratabileceği, çünkü borçlanma maliyetlerinin zaten döngü zirvelerine yakın olduğu ifade edildi.
Sonuç olarak Deutsche Bank, bu senaryonun gerçekleşmesini beklemediğini ve bunu enflasyona karşı etkili bir araç olarak görmediğini belirtti. Ancak Saravelos, faiz artışlarından uzaklaşılıp odağın bilançoya kaymasının ABD doları açısından açık biçimde düşüş yönlü bir gelişme olacağını söyledi.
Forex piyasaları ve küresel piyasa gelişmeleri hakkındaki diğer haberlerimize buradan ulaşabilirsiniz.
Kaynak: InvestingLive




