Hafta öncesi merkez bankaları gündemi, yoğun faiz kararları ve veri akışı içinde Federal Reserve, Bank of England ve Bank of Japan’ı piyasanın odağına taşıyor. Ayrıca takvimde ABD GSYH, çekirdek PCE enflasyonu, Euro Bölgesi TÜFE ve Avustralya TÜFE verileri de yer alıyor. Kaynak habere göre bu gelişmeler, çeşitli piyasalarda faiz beklentilerini değiştirebilir.
Ancak makalede yatırımcıların asıl odağının, sonuçların piyasaların mevcut beklentilerinden sapıp sapmayacağı olacağı belirtildi. Ayrıca ilk piyasa tepkisinin, sonradan gelen detayların görünümü değiştirmesi halinde kalıcı olmayabileceği ifade edildi. Bu nedenle açıklamalar, oy dağılımı, tahminler ve basın toplantıları, manşetteki karar kadar önemli olabilir.
Hafta Öncesi Merkez Bankaları ve Fed
Federal Reserve’ün Çarşamba günü açıklayacağı kararın, ABD doları, Hazine tahvil getirileri, altın ve Nasdaq vadeli işlemleri açısından haftanın ana gündem maddesi olduğu belirtildi. Ayrıca piyasanın Fed’in faizleri %3,50-%3,75 aralığında sabit tutmasını beklediği, ancak sınırlı da olsa bir faiz artışı ihtimalinin masada kaldığı kaydedildi. Sonuç olarak kaynak, şahin tonda bir faiz sabit bırakma kararının, değişiklik olmaması gerçeğinden daha fazla önem taşıyabileceğini aktardı.
Makalede Fed cephesinde izlenecek birkaç önemli sinyale dikkat çekildi. Bunlar arasında politika metninde olası değişiklikler, enerji kaynaklı enflasyona ilişkin değerlendirmeler ve politika yapıcıların gelecek her toplantıyı aktif bir seçenek olarak görüp görmeyeceği yer aldı. Ayrıca Fed’in tarifeler ve teknoloji bağlantılı fiyat baskılarına ilişkin tonunun da önemli olacağı belirtildi.
Perşembe günü açıklanacak çekirdek PCE ve ABD GSYH verilerinin, bir önceki gün oluşan piyasa algısını yeniden şekillendirebileceği ifade edildi. Ayrıca makalede analistlerin, çekirdek PCE’nin aylık bazda yaklaşık %0,17-%0,19 artmasını ve yıllık oranın %3,3 civarında gerçekleşmesini beklediği aktarıldı. Bunun yanında Atlanta Fed’in GDPNow tahminine göre ikinci çeyrekte yıllıklandırılmış büyümenin yaklaşık %1,7 seviyesinde olacağı, bunun da ilk çeyrekteki %2,1’den düşük olduğu belirtildi.
BoE ve BoJ Kararları Riski Artırıyor
Bank of England’ın da faizleri değiştirmemesinin beklendiği, buna karşın piyasaların yakın vadeli bir faiz artışına görece düşük olasılık verdiği belirtildi. Ancak sterlin, şahin kanattaki azınlığa bir başka politika yapıcının katılması ya da Para Politikası Raporu’nun enflasyon tahminlerini yukarı çekmesi halinde yine de tepki verebilir. Ayrıca kaynak, yatırımcıların Banka’nın enerji enflasyonunu nasıl değerlendireceğini ve yılın ilerleyen dönemine ilişkin faiz artışı beklentilerine karşı çıkıp çıkmayacağını izleyeceğini aktardı.
Cuma günü için makalede, Bank of Japan’ın Haziran ayındaki artışın ardından politika faizini %1,00 seviyesinde sabit tutmasının geniş ölçüde beklendiği ifade edildi. Ancak yen, Görünüm Raporu’nun enflasyon beklentilerinin çıpalanmış olduğuna dair daha güçlü güven vermesi ya da gelecekte faiz artışlarının daha sık gelebileceğine işaret etmesi halinde hareketlenebilir. Öte yandan Tokyo TÜFE, Çin PMI ve Euro Bölgesi TÜFE verileri de yen, euro ve emtia duyarlı piyasalar üzerinde etkili olabilir.
Son olarak makalede, haftanın temel sorusunun merkez bankalarının yükselen enerji fiyatlarını geçici bir şok olarak mı yoksa daha geniş çaplı bir enflasyon riski olarak mı değerlendireceği olduğu belirtildi.
Forex piyasaları ve küresel piyasa gelişmeleri hakkındaki diğer haberlerimize buradan ulaşabilirsiniz.
Kaynak: InvestingLive




